İnsanın dünya hayatındaki imtihanı, yaşamının son anına kadar devam
etmektedir. Bir insan eğer 75 yıl yaşıyor ise, 75. yılının en son
gününde de Allah’a karşı olan sorumluluğu devam eder, Allah tarafından
imtihan edilir ve eğitilir. Bu yüzden yaşamının her anında Allah’ın
hükümlerine uymalı, ibadetlerini yerine getirmeli, O’nu anarak rızasını
aramalıdır.
Ve bu gerçek, çok önemli bir sonucu daha beraberinde getirmektedir:
Eğer insan, bu son gününde, hatta son anında dahi yolundan sapacak,
Allah’a karşı nankörlük edecek olsa, imtihanı kaybetmiş ve tüm dünya
hayatını boşa harcamış olabilir. Bu son andan önceki hayatını Allah’ın
rızasına uygun olarak geçirmişse bile, son andaki bir isyankarlığı, tüm
emeklerini boşa çıkarabilir.
Bu, her Müslümanın dikkate alması gereken bir tehlikedir. Çünkü
insanın en büyük düşmanı olan Şeytan, son nefesine kadar insanın zayıf
anlarını ve zayıf yönlerini kullanarak onu saptırmaya gayret edecektir.
Türlü yollar, yöntemler kullanarak insanları Allah’a karşı isyana ve
inkara sürüklemeye çalışacaktır. “Son an” da, Şeytan’ın insanı saptırmak
için çabalayacağı çok önemli bir zaman olabilir. “Ben nasıl olsa
Allah’a iman ediyorum, O’nun rızası için bu kadar iş yaptım, elbette
artık kurtuluşa erdim.” diyen insan büyük bir gaflete düşmüştür. Çünkü
ayetlerde insanın son ana kadar hep “korku ve umutla dua” etmesi
gerektiği (Secde Suresi, 16) bildirilmektedir ve her Müslüman, Allah’ın
aşağıdaki emri üzerinde düşünmeye davet edilmektedir:
Ey iman edenler, Allah’tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece
korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum
üzerinde) ölmeyin. (Al-i İmran Suresi, 102)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder